Evlere Şenlik (!) İnternet

87 defa okundu Yorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı

Şu anda, yasal olmamakla birlikte ortak kullanılan ADSL bağlantılarını hesaba katacak olursanız, en az 3 milyon kişinin ADSL internet kullandığı tahmin ediliyor. Bu rakam Türkiye nüfusuna göre çok düşük olmakla birlikte, geçen yıl ve önceki yıllara bakıldığında gerçekten de çok iyi bir artış olduğunu fark etmek güç olmayacaktır.
ADSL’in yaygınlaşmasıyla, “Bir Yaşam Tarzı Olarak İnternet” düşüncesi ve söylemleri de hayal olmaktan çıkıp, gerçek olma yolunda hızlı bir ilerleme katetmektedir.

– Yurt dışında akrabaları olanlar,
– Bulundukları şehir dışında çocuğu okuyanlar,
– Oğlunu askere gönderenler,
– İş hayatında telefon stresinden bıkmış insanlar,
– Kafe, bar, tiyatro, sinema vb. ortamlardan sıkılanlar,

Kendini internete vermiş durumdalar. Tabii ki, 24 saat kullanma imkanına sahip olup, sabit ücret ödüyor olma avantajını da görünce, internetin bağımlılık haline gelebilme riski de ortaya çıkmıştır. Bu riskle birlikte, internetin tadını tuzunu kaçıran bir kurumun da varlığı, sinir katsayılarını daha da artırmıştır. Bir de üstüne virüs ve trojanlar eklenince, eve şenlik olsun diye aldığımız internet bağlantısı , bir anda evlere şenlik (!) hale dönüşmüştür.
Gerçek hayatta olduğu gibi internette de riskler elbette bulunmakta. ADSL hatlarının tam oturmuş olmaması, Türk Telekom’un ortaya çıkan talebi karşılamak için gerekli yatırımları yapmakta gecikmesi, 444 0 375 destek hattına robot gibi çalışan insanları yerleştirmiş olması, internete ilk girdiğiniz an Truva atlarının bilgisayarınızı işgal etmesi, bir de kendini hacker sanan lamer diye adlandırılan, basit yöntemlerle e-mail şifresi bulabilmeyi gerçekten de bir işmiş sanan insanların varlığı, keyfinizi kaçırabilir. Hatta kaçıracaktır da. Bir de bilgisayarınızla ilgili donanımsal arızalar varsa, işiniz daha da zor. Ama bu dünyada olduğu gibi, sanal dünyada da sıkıntıların olduğunu bilirseniz, işiniz daha kolay olacaktır.

Bilgisayarın ehliyeti olmadığı için ve büyük çoğunluğumuz kursa gitmek yerine kurcalayarak bilgisayar öğrendiği için, sıkıntıların da yaşanması gayet doğal. Aslında ilköğretimden başlayan üniversiteye kadar devam eden, masabaşı değil de pratik hayat göz önünde bulundurularak hazırlanan müfredat proğramlarıyla, hem daha yetkin bilgisayar kullanımı imkanını elde etmiş olacağız, hem de başımıza gelen problemleri gözümüzde büyütmekten kurtulma şansını yakalayacağız.

Ümit ediyoruz ki, Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda gerekli düzenlemeleri yapar, Türk Telekom özelleşmenin de verdiği heyecanla alt yapısını güçlendirir, destek hattını sinir hattı olmaktan kurtarır, lamer denilen kişiliği gelişmemiş insanlar başkalarının haklarına saldırmayı bırakır da, teknolojinin nimetlerinden faydalanırken, sıkıntılarına maruz kalmayız.

Çünkü; internet gerçekten de çok güzel bir buluş. İşyerindeyken bile ailenle görüşme imkanı veriyor, uzakları yakın ediyor. Kütüphaneler dolusu bilgilerin arasından, ihtiyacın olan bilgiye rahat ulaşmanı sağlıyor.

Daha ne olsun!….


31 Aralık 2005
Yorum Yaz