İşte Bu Yüzden…

YAZILARIM 12

Aslında doğru söylüyorlar. Çevremi bir araya getirebilmem için büyük fırsat. Hatta bir araya getirdiğim çevremin de çevresi olduğu için onlara da çok kolay bir şekilde ulaşabilirim. Ürün ve hizmetleri kolaylıkla pazarlayabilirim, anlatabilirim, sunabilirim. Ama bu arada da, gereksiz birçok mesajı da okumak zorunda kalabilirim.
Aslında o kadar da büyük dert değil, artık Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım ağlarını daha rahat kullanmamız için her gün yeni yazılımlar çıkıyor, “güya” hayatı kolaylaştırıyor. Hayatı kolaylaştırırken zorlaştırmak, insanları sosyalleştirirken de asosyalleştirmek böyle bir faaliyet olsa gerek….
Facebook her yanımızı sardı. Askerlik Şubesi bile askerliğini yapmayanları Facebook sayesinde buluyormuş, tabii ki bu bir rivayet. Kimse böyle bir durumu bizzat görmedi, yaşamadı. Belki de bu bir tür yakıştırma. Ama iş bu kadar ciddi…
Bir insanla tanışıp kartını aldığınızda artık daha fazla bilgi sormanıza gerek kalmıyor bile. Hemen Google’a soruyorsunuz. İnternette binlerce arama motoru varken, “en iyisi” iddia edilen, gerçekte de öyle olduğu bilinen ve diğer arama motorlarının iyi olmasının da önüne geçmek amaçlı bir faaliyetmiş gibi gerçekleştirilen bu çalışmanın sonucu olarak, Arama Motoru = Google eşitliği değişmez bir gerçek olarak toplumumuza yerleşmiş durumda.
Tek İletişim aracı MSN Messenger, GTalk yok, Skype yok, Yahoo Messenger yok, başka hiçbir platform yok. Tek arama motoru Google, başka arama motoru yok. Yıllar önce Türk girişimcilerden arabul.com vb. birçok site gelmişti ama sonunda onlar da boyun eğdi, Google’a benzeyen arayüzlerle Google alt yapısını kullanan Google çakması arama motorları ile tanıştırdılar. Tabii ki Türk halkı bunu da “yemedi” . Hatta, Windows’un Internet Explorer yeni versiyonu kurulduğunda ya da yeni bir bilgisayar aldığınızda ısrarla Bing adını verdiği ne yaptığını anlamakta güçlük çektiğimiz arama motorunu varsayılan arama motoru yapma hilesine rağmen, kullanıcılarımız bilinçli bir davranış göstererek, Araçlar-İnternet Seçenekleri seçeneğini kullanarak, başlangıç sayfasını Google olarak değiştirme başarısını gösterebildi.
Web tasarımı ile ilgili olarak görüştüğüm firma yetkilileri bile bana Facebook adresimi sormaya başladılar. Ne yapsınlar, yadırgamamak gerek internet = facebook + Google + MSN Messenger. Dahası yok. Twitter İngilizce olduğu için çok kişi kullanmak istemiyor. Diğer sosyal ağların ise adı bile duyulmuyor. Sadece birçok sitenin altında simge olarak görüyoruz, hepsi o.
Söz Facebooktan nerelere geldi, zamanında da Yahoo adresi olmayan yoktu. Demek istiyoruz ki, interneti ve internet araçlarını bir moda gibi kullanmayı bırakalım. Bilinçli kullanıcı olalım, ezbere gitmeyelim. Ama nasıl olacak ki? Bilgisayar okur yazarlığı acaba ülkemizde % kaç? Kaç kişi bilgisayar aldığında kursa gitme ihtiyacı hissediyor, bu sorunun cevabını siz kendi kendinize verin, gayet iyi anlayacaksınız beni.
İşte bu yüz den dedim ama Facebook kullanmama sebebimi henüz anlatamadım, farkındayım. Siz de sabırla bekliyor gibi okuyorsunuz, hızlı şekilde. Gökyüzünün ve bulutların verdiği özgürlük hissinin etkisiyle olsa gerek hiçbir zaman olmadığı kadar rahat ve hızlı yazıyorum.
Facebook kullanmıyorum çünkü, Facebook kendini sürekli gelişiyor. Bilgilerimizi almak için, kullanmak için, ileride meydana getirilecek dijital kaosun zeminini hazırlamak için emin adımlarla gidiyor. Son günlerde moda olan bir özellik, Facebook Yerler. Bu muhteşem özellik sayesinde, Facebook’a bakıp hangi arkadaşınızın nerede olduğuna göz atabilir, yakınlarda bir yerde ise yanına gidip görüşebilirsiniz. Bu yönden bakınca çok güzel ama, listenizdeki herkesin arkadaşlarınız ve yakınlarınızdan oluşmadığı gerçeğini göz önünde bulundurunca bu sizin için tehlike olabilir, birçok riski de size yaklaştırır. Bir hırsıza evde olmadığınızı söylemenin daha farklı bir yolu olamazdı herhalde. Tebrikler Facebook…
Zaten , arkadaşımın arkadaşı benim de arkadaşımdır mantığıyla genişleyen Facebook furyasında, bir süre sonra yüzlerce hiç tanımadığınız arkadaşınız oluyor. Arkadaş kelimesinin İngilizce’de aynı zamanda dost olarak da kullanıldığını göz önüne alınca, insanın tanımadığı kişinin dostu olamayacağını göz ardı edemeyiz. Yani, sizi tanımayan hatta sizi sevmeyen insanların da arkadaş listenizde yer alması gayet kolay bir durumdur.
Diyelim ki, arkadaşlarınızı eklemek konusunda çok titizsiniz. Öyle, başkaları gibi herkesi listenize eklemezsiniz. Buna rağmen başınıza gelebilecek aksilikleri davet etmeye devam ediyorsunuz. Nasıl mı? Dayınızın mesajına, dayıcığım çok güzel düşünmüşsün ya da çok yakışmış gibi cevap verdiğiniz anda, her işlemde sorulan ve güvenlik sorusu olarak kullanılan “Annenizin kızlık soyadı nedir?” sorusunun cevabını herkese ilan etmiş olacaksınız. Kendi isteğimizle, birçok bilgiyi yüklüyoruz.
Son olarak da facebook virüslerinden bahsedelim.
Güvenlik yazılımı şirketi Kaspersky, internet kullanıcılarını ciddi anlamda tehdit eden iki yeni tehlikeyi duyurdu. Networm.Win32.Koobface.a ve Networm.Win32.Koobface.b olarak bilinen trojan, Facebook ve Myspace hesabınızı ele geçiriyor ve yoluna devam ediyor. Bu tehlikenin kurbanı olan kişi, hiçbir şeyin farkında olmuyor.

Nasıl Çalışıyor?
Facebook hesaplarına gözünü dikmiş olan Networm.Win32.Koobface.b, bir kez girdiği bilgisayardaki Facebook kullanıcılarının arkadaş listelerine mesajlar gönderiyor. Bu mesajlar, Paris Hilton gibi ünlülerin de aralarında bulunduğu magazin haberleri ile ilgili.
Mesaj içerisinde YouTube bağlantısı gibi görünen linke tıkladığınızda ise YouTube benzeri adresi olan bir Rus sitesine yönleniyorsunuz.
Videonun olduğu sitede size “Flash Player’ın sürümünün eski olduğu ve güncellemek isteyip istemediğiniz”” soruluyor. Onay verirseniz, trojan’in içinde olduğu dosya indiriliyor ve kuruluyor.
Böylece listeye yeni bir kurban daha eklenmiş oluyor ve sıra, bu kurbanın listesine geliyor.
Zarar Görmemek İçin Ne Yapmalı?
Kaspersky, sorunu erkenden tespit ederek gerekli güncellemeleri yapmış durumda. Kaspersky gibi diğer güvenlik yazılım şirketleri de veritabanlarına bu 2 tehlikeyi ekliyorlar.
Bu gibi sorunlarla karşılaşmak istemeyen kullanıcılar, antivirüs yazılımını mutlaka güncellemeli hatta güncelleme işini günlük ve otomatik olarak gerçekleştirmeliler.
İşte bu yüzden, facebook kullamıyorum. Kulananları da dikkatli olmaya davet ediyorum…
Hakan TOPUZOĞLU
Teknoloji Uzmanı
www.hakantopuzoglu.com.tr

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

© 2019 Tüm Hakları Hakan TOPUZOĞLU'na aittir.